29 Kasım 2012 Perşembe

-5 derece


ezgi pastahanesinin sigara içilmeyen kısmına oturdum,çünkü  kız orda çalışıyordu . bekledim 
"var mı çay içen " dedi. 
"ben içerim zahmet olmazsa" diye bağırdım . onun dışındaki herkes bana baktı .kahvelere oy toplamak için gelen milletvekili adayları gibiydim ama sadece çay ve kızın bakışlarını istedim . bu sahne 6 kere daha tekrarlandı . 6 bardak çay içtim , tek dal sigara içmedim . 

insan gururunu 1 bakışa satabiliyor demişti çok eski bir arkadaşım , eski bir arkadaşım olduğu için sözlerine pek değer vermezdim . "doğru diyorsun hafız " derdim bozulurdu.. babası hafızdı , o ateist..  

gururumu 1 bakışa satıyordum , pastahanede insan en fazla ne kadar vakit geçirebilir ? 4 saattir ne için orda olduğum çok belliydi. dükkanı kapatmaya yakın herkes kalktı , ben herkesin gitmesini bekledim . herkes gidince koluna yapıştım :
" seni tanımıyorum ama yoluna canım feda" dedim 
ağzını küfür etmek için açdı . ama -5 derece havada ,ağaçda mahsur kalmış bir kedi kadar kurtulmaya muhtac olduğumu gördü. bana acıdı . bana acımasını istiyordum gururum pastanenin dışında kalmıştı
" beni tanımıyorsun yolum çok farklı " dedi. 
" senin için bu iğrenç poğaçalardan günde 5-10 tane yiyorum , yine yerim . bak çay içtim tek dal sigara içmedim yine içmem! her gün 2 saatlik yoldan geliyorum  ,her zaman gelirim!... ben böyle fedakarlığı kendim için bile yapmadım,ağlasam gözümden çay akar ..benim yolum bu pastahanede bitti  " dedim . 

22 yaşındaydım lezbiyen dedikleri zaman ağlardım. gözlerimden çay akardı.

27 Kasım 2012 Salı

angry birds


2010 senesiydi , gününü hatta ayını hatırlamıyorum . üstümde ince bir mont , havada kalın bir soğuk vardı .
biraz kafelerin olduğu sokakda dolandık . ince montum kopmak üzereydi.. titreyen bir erkeğin sözleri değer taşımaz kadın meclisinde ! diye düşündüm . üşümemeliydim ,üşüyenlere saygı yokdu ..
kapısında aile salonumuz mevcuttur yazan bir kafeye girdik . o franbuazlı sıcak latte kahve  istedi , ben de adı ona yakın bir içecek ve kül tablası istedim . 

İçecekler gelene kadar ,o telefonundan angry birds oynadı .kızgın kuşların  sesinden tanıdım . ben sigara içip  giydiği ince penyeyi inceliyordum .  çok yakışmışdı . garson masaya iki tane rengarenk ,maytaplı içecek  bıraktı . konuşmak için maytapların sönmesini bekledik ,şölen gibiydi..

" aşkım , geçen gün iş başvurusu yaptığım yerden aradılar " dedim 
" ne dediler ? " dedi. 
" adımı sisteme kaydettirmişler , lazım olduğum zaman arayacaklarmış " dedim .

kafasıyla anladım işareti yaptı .. elini tekrar telefona götürünce 
" sikerim angry bird'ünü lan laf konuşuyoruz burda ! " diye bağırdım . telefonu masaya koydu.
yüzüme bakmadan  "bak Sucuk! " dedi... gözlerimi ona diktim ve hafif tebessüm ettim 

ben gözlerimi ona dikince ve hafif tebessüm edince  genelde sevişiriz , bana aşıkdı ...

sevişmedik . yüzüme bakmadan devam etti " buraya seninle konuşmak için geldim ,bu iş buraya kadar bitti"dedi
nasıl diye sormadım ama merakda ediyordum açıklamasını yaptı : 

" sana tutuldum okulumu yaktım , peşinden sürüklenirken hayatım kaydı ,yıllarca sen bir baltaya sap olacaksın diye bekledim ama umudum yok artık ,bu iş buraya kadar ben gidiyorum " dedi

masadan kalkarken elinden yakaladım ,göz göze geldik
gözlerimi ona diktim ve hafif tebessüm ettim.


26 Kasım 2012 Pazartesi

Ezgi Pastahanesi


saat akşam 10 sularıydı ..sular durulmazdı nehir değil, deniz hiç değildi ... pastahaneden 2 tane kaşarlı poğaça aldım , hafif bayattı ... patatesliler  tazeydi ama ben  kaşarlı aldım, çünkü bayat poğaçayı daha çok severim .

çarşının arkasındaki çay bahçesine oturdum. saat  10'u en fazla 5 dakika geçiyordu... kimse yoktu 
bir kupa bardak çay istedim . poğaçaları açtım çayı beklemeden yemeye başladım , yanıma yaşını tahmin 
edemiyeceğim ama pek yaşlı gözükmeyen bir kedi geldi ,ilk başlarda  poğaçayı yerken beni izledi sadece .
sonra işi işgüzarlığa döktü , bacağıma sırnaşmaya, miyavlamaya başladı . bir parça kaşarsız kısmından koparıp
attım .bayat olmasına rağmen yedi , hoşuna gitmiş olacak ki yine geldi . biraz daha attım . ben attıkça geliyor
doymak nedir bilmiyordu , önüme bir baktım 2 tane poğaçanın neredeyse 1 ini kediye atmışım. yine gelip miyavlayınca " siktir ! " diye bağırdım .
 kedi kaçtı . yüksek sesle bağırdığım için arka masadaki hayvan sever ablalar bana ; hayvana yaptığım zulümden ötürü tiksinerek bakmaya başladılar.  poğaçanın birini verirken 
hiç biri bakmıyor , boş insan dertlerini tartışıyorlardı  ..çayı içtim üstüne sigara yaktım .sonra daldım gittim uzaklara  tabi, çay bahçesininde fani insan dertlerine karıştırdım kendimi 
, kedinin kucağıma atlamasıyla kendime geldim .karnı doymuş olacakki atlar atlamaz mayıştı , uyudu . rahatı bozulmasın diye pek fazla kıpırdamadım ,çay buz gibi oldu . ama alaska değil, kutuplar hiç değildi. .
sonra ben de uyumuşum ....

telefonun sesine uyandım . cebimden çıkarsam mı diye düşündüm .  sonuçda kedi vardı,uyuyordu . arayan Ezgi olabirdi " Sucuk , arkana bak ben geldim sana sürpriz yaptım" diyip gerçekten arkamda olabilirdi... 

önce arkama baktım kimse yokdu. sonra telefonu çıkardım ,kedi kucağımdan düştü, düşünce hayvan severler ayaklandı .telefona baktım arayan Fuat'dı . açtım , dayısının oğlu askere gidecekmiş onu uğurlamak için bir gece tertip etmişler bende biraz para varsa ona verecekmişim dayısının oğlunu kerhaneye götüreceklermiş.
"param yok " dedim , inanmadı . hayırlı teskereler diyip telefonu kapattım . 

(okuma hızını burada düşür sevgili okur)

son kez arkama bakıp masadan kalktım . saat 10'u en fazla 1 saat geçiyordu . 

Bayat poğaçaları bana kakalayan tezgahtar kıza aşık olalı tam bir saat olmuşdu ..doymamıştım. 
"pastahanedeki patatesli poğaçalar da bayatlamış mıdır" diye düşündüm.

 Ezgi Pastahanesinin yolunu tuttum. 



23 Kasım 2012 Cuma

bir düşün , bizler insanız sonuçda


"Ben de aşık olmuştum senin yaşlarındayken " dedim . aradan 1 saat geçti geçmedi:
"Yalan söylüyorsun" diye çıkıştım kendime .İnsanın kendine çıkışması bu dünya'nın fani olduğunun en büyük kanıtıdır . Bir insan kendine yalan söylüyorsun der mi ? ben dedim . çünkü yalan söylüyordum.

Nasıl oldu  ya da ne zaman oldu ?
ellerim ayaklarım söz dinlemez, gözlerim günahtan kaçarmışcasına korkar ,
 mantığım kalbime  "yoluna canım feda" der  oldu?

ali ağaoğlunun kominizmi sevdiğini düşün . hepimiz kuluz sonucda . benim seni sevdiğimi düşün  
ben düşünemiyorum : seni seviyorum . 

adını bilmiyorum ama yoluna canım feda ! 


21 Kasım 2012 Çarşamba

Baksa Halbuki .


mozart ,ben ve nelson mandela aynı kaderin sillesini yemiş adamlarız
bizler önem teşkil ederiz ,önünden geçtiğimiz tabaka ceketini ilikler
ama dedik ya kader . aynı kızı sevmişiz aşk bu!
kızamıyorum kader arkadaşlarıma.
kız da işveli öyle güzelki ....


önce ben cesaret ediyorum bir çay içeriz bahanesi ile ilişiyorum yanına
kafasını bile kaldırmadan geçiyor yanımdan
mandela koşuyor arkasından hak diyor eşitlik diyor ben siyahım diye neden bu ayrım bu kelam diyor
ama kız mandelanın siyah olduğunu bile anlamıyor . geçip gidiyor
mozart yazılıyor arkasına mızıkası da elinde
tamirci çırağını çalıyor kızın arkasından bir yandan da kalçalarına bakıyor ..
kız dayanamıyor dönüyor, yapıştırıyor küfürü" SİKTİRRRR GİTTTTT SİKTTİİİRRRRR!!!"
mozart'ın umrunda değil "Ustamaaaa dedimkiiiii giymeeeyiiim tuluummmlarrrııııııı "  devam ediyor
kız baktı olmuyor yapıştırıyor  bir tane bizimkinin suratına.Mozart tokatla değil ama utancından kızarıyor

sonra yanımıza gelince omzuna vurup teselli ediyoruz hep beraber giden kızın kalçalarına bakıyoruz..
kafam mozart'a takılıyor " oğlum kız küfür edince neden dönüp gelmedin? " diyorum
mozart " duymamışım abi " diyor.

8 Kasım 2012 Perşembe

Eski Sevgiliye Mektuplar


Merhaba Sevgilim ,geçen yazdığım mektuba bir cevap yazmadın ,ondan öncekine ve ondan öncekilerede .

tamam haklısın .mektup yazmış olsan :  "biz  sevgiliyken ankaragücü 4 büyüklere kök söktürüyordu o zamanlar,..üniversiteye giriş tek sınav üzerinden yapılıyordu  ...benzinin litresi 3 lira 16 kuruştu . biz sevgiliyken eurovision'a ön elemeye katılmadan giriyorduk sertap erener ablamızın sayesinde ,sigaraların üstüne " sigara içmek öldürür" yazılmıyordu daha" ...diyeceksin bana 

biliyorum , şu saatten sonra ne benzin 4 liranın altına düşer ne de sen tekrar geri dönersin  .. 

zaten ben de geçenlerde bir kız ile tanıştım !!! yani tam tanışmadım da erkan abiler görmüş ,çarşıdan geçerken beni kesiyormuş sürekli ..en geç haftaya kadar tanışırım .. tabi kızım bize tav olan çok !!

neyse konuyu dağıtmayayım şey diyecektim ben : eski mahalleden taşındık toki girecekmiş oralara ,biraz çarşı tarafına doğru yeni mühidim .. 

hani  bir gün dönersen  çarşıda kime sorsan gösterirler .


gözlerinden hasretle öperim. Sucuk .